Kimsesizlik, sadece bir insanın yanında kimsenin olmaması değildir.
Kimsesizlik; bir sofraya tek başına oturmaktır.
Bir hastane koridorunda gözyaşını içine akıtmaktır.
Bir afet sonrası enkazın başında çaresizce beklemektir.
İşte biz, Rahmora olarak tam burada duruyoruz.
Çünkü biz inanıyoruz ki; insan, insanın yurdudur.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
“Yetimi sakın ezme.”
— Kur'an-ı Kerim, Duha 9
Ve yine Rabbimiz bizlere hatırlatır:
“Onlar, Allah sevgisiyle yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler.”
— Kur'an-ı Kerim, İnsan 8
“Kim bir müminin sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir.” — (Hadis-i Şerif)
〰️
“Kim bir müminin sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir.” — (Hadis-i Şerif) 〰️
İnsan, yaratılışı gereği dayanışmaya ve merhamete muhtaçtır.
Toplumları güçlü kılan; maddi imkânların büyüklüğü değil, kalplerin birbirine yakınlığıdır. Ancak ne yazık ki bugün hâlâ aramızda sessizce yaşam mücadelesi veren, sesi duyulmayan, kapısı çalınmayan ve çoğu zaman unutulan insanlar bulunmaktadır.
Kimsesizlik; yalnız kalmaktan daha derin bir duygudur.
Bir sofraya tek başına oturmak, bir hastane koridorunda çaresizlikle beklemek, bir afet sonrası belirsizliğin içinde tutunacak bir el aramak demektir.
Rahmora olarak bizler, tam da bu noktada sorumluluk hissediyoruz. İhtiyaç sahiplerine ulaşmayı, yalnız bırakılanlara destek olmayı ve umudu yeniden inşa etmeyi insani ve manevi bir görev kabul ediyoruz.
Yüce Allah Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“Yetimi sakın ezme.” (Duha, 9)
Bu ilahi uyarı, sadece bir tavsiye değil; toplumsal sorumluluğun açık bir ifadesidir. Yine Kur’an-ı Kerim’de:
“Onlar, Allah sevgisiyle yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler.” (İnsan, 8)
buyrularak, iyiliğin ve paylaşmanın Allah rızası için yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Peygamber Efendimiz Muhammed (s.a.v.) ise şöyle buyurmuştur:
“Kim bir müminin dünya sıkıntılarından bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir.”
Bu bilinçle hareket eden Rahmora;
Doğal afetlerden etkilenen ailelere destek olmayı,
Ekonomik zorluk yaşayan hanelere yardım ulaştırmayı,
Yetim ve ihtiyaç sahibi çocukların temel gereksinimlerini karşılamayı,
Sağlık ve insani yardım projeleri geliştirmeyi
öncelikli sorumluluk alanları olarak benimsemektedir.
Bizler için yardım; yalnızca maddi bir destek değil, bir emanet bilincidir. Yapılan her katkı, bir hayatın yeniden ayağa kalkmasına, bir ailenin nefes almasına ve bir çocuğun geleceğe umutla bakmasına vesile olmaktadır.
Kur’an-ı Kerim’de bildirildiği üzere:
“Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren bir tohum gibidir; her başakta yüz tane vardır. Allah dilediğine kat kat verir.” (Bakara, 261)
Bu ilahi müjde, yapılan her iyiliğin kat kat karşılık bulacağını haber vermektedir.
Rahmora olarak hedefimiz; kimsesizlere kimse olmak, yalnızlara yoldaş olmak ve ihtiyaç sahiplerine güvenli bir destek eli uzatmaktır. Bu yolda şeffaflık, güven ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
Sizleri de bu hayırlı yolculukta bizimle birlikte olmaya davet ediyoruz.
Gönüllü olarak katkı sağlayabilir, projelerimize destek olabilir veya bağışlarınızla ihtiyaç sahiplerine umut olabilirsiniz.
Çünkü inanıyoruz ki;
Birlikte hareket eden bir toplumda kimse kimsesiz kalmaz.
Rahmora ile iyiliğe ortak olun.
Bir hayatın değişmesine vesile olun.
KİMSESİZLERE KİMSE OLMAK
Hedeflerimiz
Rahmora olarak temel hedefimiz; toplumun en kırılgan ve korunmaya en çok ihtiyaç duyan kesimlerine ulaşmak, onların yalnız olmadığını hissettirmek ve sürdürülebilir destek mekanizmaları oluşturmaktır.
Öncelikli sorumluluk alanımız; anne ve babasını kaybetmiş çocuklar, ailesiz büyümek zorunda kalan evlatlar ve sosyal güvenceden yoksun bireylerdir. Hayata dezavantajlı başlayan her çocuğun; güvenli bir çevrede, insani şartlarda ve umutla büyüme hakkı olduğuna inanıyoruz.
Bununla birlikte; ağır hastalıklarla mücadele eden, tedavi süreçlerinde maddi ve manevi desteğe ihtiyaç duyan bireylerin yanında olmayı görev kabul ediyoruz. Sağlık, her insan için temel bir haktır ve imkânsızlıklar hiçbir insanın yaşam mücadelesini zorlaştırmamalıdır.
Engelli bireylerin toplumsal hayata tam ve eşit katılımını desteklemek de hedeflerimiz arasındadır. Fiziksel, zihinsel veya duyusal engeller; bir insanın onurlu bir yaşam sürmesine engel olmamalıdır. Bu doğrultuda erişilebilirlik, rehabilitasyon ve sosyal destek projeleri geliştirmeyi amaçlıyoruz.
Ayrıca savaş ve insani krizlerin gölgesinde yaşam mücadelesi veren çocuklara ulaşmak da temel hedeflerimizdendir. Özellikle Filistin’de ağır şartlar altında hayatını sürdürmeye çalışan, eğitimden, sağlıktan ve güvenli yaşam ortamından mahrum kalan çocukların sesi olmayı önemsiyoruz. Masum sivillerin ve çocukların yaşadığı mağduriyetlere kayıtsız kalmamak, insani sorumluluğumuzun bir gereğidir.
Rahmora olarak hedefimiz yalnızca yardım ulaştırmak değildir;
kalıcı çözümler üretmek, insan onurunu koruyan projeler geliştirmek ve umutları yeniden inşa etmektir.
Bizler;
Anne ve babasız çocuklara güvenli bir gelecek sunmayı,
Hastalara tedavi süreçlerinde destek olmayı,
Engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmayı,
Kriz bölgelerindeki çocuklara insani yardım ulaştırmayı
uzun vadeli ve sürdürülebilir çalışmalarla hayata geçirmeyi hedefliyoruz.
İnanıyoruz ki; merhamet organize edildiğinde güçlenir, dayanışma kurumsallaştığında kalıcı olur.
Rahmora’nın hedefi; ulaşılması zor görünen her kapıya ulaşmak, unutulmuş her kalbe dokunmak ve ihtiyaç sahiplerine güvenilir bir destek ağı oluşturmaktır.
Çünkü hiçbir çocuk sahipsiz, hiçbir hasta çaresiz, hiçbir engelli yalnız kalmamalıdır.
